Ceylan Önkol

Yaş: 12
İl: Diyarbakır
İlçe: Lice
Olay Tarihi: 28.09.2009
Ölüm Tarihi: 28.09.2009
İhlal Kategorisi: Mayın ve Patlamamış Askeri Mühimmat
Referans: Hukuki Belgeler, Sivil Toplum Raporları, Basın, Saha Çalışması
AYM Kararı:
Olay Özeti:

12 yaşındaki Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009’da Diyarbakır Lice’nin Şenlik köyünde menşei belirlenemeyen 40 mm’lik bir bombaatar mühimmatının patlaması sonucu hayatını kaybetti. Olaydan sonra jandarma ve savcı saatlerce köye gitmedi; Abalı Jandarma Komutanı “güvenlik gerekçesiyle” olay yerine gitmeyi reddetti. Aile, Ceylan’ın parçalanmış bedenini ve patlayıcı parçalarını kendi imkânlarıyla karakola taşımak zorunda kaldı.

Olay sonrasında İHD Diyarbakır şubesi, Mazlum-Der Diyarbakır şubesi, Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır Tabip Odası tarafından bir araştırma inceleme raporu yayınlandı. Raporda, meydana gelen olayda Lice Cumhuriyet Savcılığının ve güvenlik güçlerinin ihmalinin olduğunu ve ulusal ve uluslararası hukuk ilkelerine göre bu olayın açığa çıkarılması ile ilgili olarak gerekli hassasiyet ve duyarlılık gösterilmediği belirtildi.

İlk günlerde aile ve köylüler, patlamanın karakoldan atılan bir havan topu sonucu gerçekleştiğini düşündü; ancak jandarma, polis ve MKE’nin hazırladığı bilirkişi raporları, patlayıcının havan topu olmadığı, yukarıdan atılmadığı, yerde bulunan ve Ceylan’ın elindeki tahrayla dürtmesi sonucu infilak etmiş olabileceği kanaatine vardı. Buna karşılık aile tarafından alınan uzman raporu, patlamanın Ceylan’ın müdahalesi olmaksızın, yere yakın bir konumda gerçekleştiğini belirtti.

Soruşturma sürecinde jandarma fezlekeleri, ailenin “olayı istismar ettiği”, köyün ve ailenin PKK ile ilişkili olduğu ve tazminat amacı güttüğü gibi ifadelerle aileyi kriminalize etti. Bu söylemler nedeniyle yapılan suç duyurusu ise takipsizlikle sonuçlandı. Soruşturmanın başında gizlilik kararı uygulanması, olay yerine geç intikal edilmesi, ailenin kriminalize edilmesi, dosyanın belirleyici unsurları oldu. 2014 yılında soruşturmada şüphelilerin bulunamaması nedeniyle “daimi arama” kararı verildi ve soruşturma hâlen sonuçlanmadı.

AİHM’e yaşam hakkının ihlal edildiği şikayetiyle yapılan bireysel başvuruda, hem ölümcül güç kullanımı iddiası hem de soruşturmanın etkisizliği şikâyet edildi. Ancak Mahkeme, 2017 yılında verdiği kararda, ölümcül güç kullanımını gösteren bir bulgu olmadığı, aksine alınan bilirkişi raporları ile patlamamış askeri mühimmatın infilak etmesi sonucu ölümün yaşandığının tespit edildiği, soruşturmadaki eksiklerin de soruşturmayı etkisiz hale getirmeyeceği gerekçesiyle ihlal olmadığına karar verdi.