Gürkan Günel

Yaş: 14
İl: Tunceli
İlçe: Hozat
Olay Tarihi: 26.10.2002
Ölüm Tarihi: 26.10.2002
İhlal Kategorisi: Mayın ve Patlamamış Askeri Mühimmat
Referans: Hukuki Belgeler, Sivil Toplum Raporları, Basın
AYM Kararı:
Olay Özeti:

26 Ekim 2002 tarihinde, 14 yaşındaki Ergün Aslan, 14 yaşındaki Uğur Günel, 15 yaşındaki Gürkan Günel, 16 yaşındaki Murat Doğan ve 13 yaşındaki Hayri Çiçek, Dersim’in Hozat ilçesine birkaç kilometre mesafede bulunan alana askeri atıklardan metal parçaları toplamaya gitti. Hurdacıya taşımakta oldukları metal parçaların içinde bulunan bir mühimmatın patlaması sonucu Ergün Aslan, Uğur Günel ve Gürkan Günel yaşamlarını yitirdi. Hayri Çiçek ve Murat Doğan ise yaralandı.

Soruşturma aşamasında patlayıcının askeri mühimmat olduğunun tespit edilmesi üzerine dosya Askeri Savcılığa gönderildi. Dosya kapsamında yapılan incelemede, son üç yıl içinde belirtilen bölgede herhangi bir patlayıcının bırakılmadığı, patlamaya neden olan mühimmatın 1991–1999 yılları arasındaki döneme ait olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, olayın meydana geldiği bölgede uyarı tabelalarının bulunduğu, alanın yasaklı bölge olduğu ve hoparlörler aracılığıyla uyarı yapıldığı belirtildi. Askeri savcı, Hozat Savcılığından olay yerinde inceleme yapılmasını talep etti Hozat Savcısı tarafından yapılan incelemede, alanda kalıntıların bulunduğu ve tel örgülerin mevcut olmadığı tespit edildi; bu hususlar fotoğraflandı. Askeri Savcılık ise fotoğraflarda yer alan metal parçalarının toplanması gerekmeyen nitelikte olduğunu ve yasal olarak yalnızca atış arazisinde tel örgü bulunmasının zorunlu olduğunu değerlendirmiştir. Bölgenin tehlikeli olduğunun halk tarafından bilindiği, gerekli uyarıların yapıldığı ve buna rağmen çocukların bölgeye girerek askerî atık topladıkları, ayrıca patlamamış mühimmatın sahada bırakılmasını “görevde ihmal” olarak nitelendirildiğini; ancak mühimmatın 1999 yılından önce kullanıldığının tespit edilmesi nedeniyle bu suç bakımından zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle 31 Aralık 2004 tarihinde takipsizlik kararı verdi.

İdare Mahkemesi’nde açılan tazminat davasında mahkeme, mühimmatın doğada bulunmasının idarenin kusuru olduğunu tespit etti. Bununla birlikte, çocukların gerçekleştirdikleri eylemin sonuçlarını anlayabilecek yaşta oldukları gerekçesiyle çocuklar da kusurlu kabul edildi. İdare Mahkemesi kusur oranında tazminata hükmetti ve karar henüz kesinleşmeden ailelere tazminatı ödedi. Bu sırada Ergün Aslan’ın ailesi tarafından AİHM’e yaşam hakkının ihlal edildiği şikayetiyle bireysel başvuruda bulunuldu. AİHM ise, yaşam hakkına yönelik ihlal iddiaları bakımından tazminat yolunun uygun ve yeterli bir giderim sağladığını ve bu yolun “etkili adli sistem” kriterini karşıladığını belirterek, idari davanın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle başvuruyu kabul edilemez buldu.