28 Aralık 2011 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçaklarının, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı (Bejuh) ve Ortasu (Roboski) köylerinden Irak sınırına doğru hareket eden sivil bir grubu bombalaması sonucu, aralarında çocukların da bulunduğu 34 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. Yaşamını yitirenler arasında 21 yaşındaki Hamza Encu de bulunuyordu. Hamza Encu, askerden yakın zamanda dönmüştü, evlenmek istiyordu ve bunun için para biriktirmesi gerekiyordu, bu yüzden sınıra gitmişti. Hamza Encü’nün bedeni bombardımanında bedeni parçalara ayrılmıştı, ailesi sadece kol ve bacaklarına ulaşabilmişti.
Olay günü insansız hava araçları (İHA), Irak’tan Türkiye’ye dönüş yolunda bulunan sivil kafileyi ve beraberlerindeki katırları net biçimde tespit etti. Görüntülerde grubun iki ayrı kol hâlinde, aralarında 300 ila 1100 metre mesafe olacak şekilde ilerlediği ve taşıdıkları yüklerin mazot, şeker, çay ve pirinç olduğu görüldü. Bombalama öncesinde grubun önüne aydınlatma ve tahrip mermileri atıldı. Saat 21.40 ile 22.24 arasında iki F-16 uçağı tarafından üç ayrı hava saldırısı gerçekleştirildi. İlk grup saat 21.40’ta, kuzeye yönelen kişiler saat 22.02’de, ikinci grup ise saat 22.24’te bombalandı.
Bombardımanın ardından köylülerin yardım çağrılarına rağmen ambulanslar olay yerine gönderilmedi. Yaralılar yakınları tarafından sırtla taşındı; bu sırada 7 kişi yolda hayatını kaybetti. Köylüler, parçalanmış bedenleri çıplak elleriyle enkaz altından çıkararak cenazeleri traktör ve katırlarla köye taşıdı.
29 Aralık 2011 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı, bölgenin terör örgütü mensuplarınca sıklıkla kullanıldığı ve sınır hattındaki hareketlilik üzerine operasyon yapıldığı yönünde açıklama yaptı. Aynı gün Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı; dosya hakkında kısıtlama kararı verildi ve yetki tartışmaları nedeniyle soruşturma sivil ve askeri yargı mercileri arasında devredildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 11 Haziran 2013 tarihli kararıyla fiillerin asker kişiler tarafından görev sırasında işlendiği gerekçesiyle dosyayı askeri savcılığa gönderdi.
İçişleri Bakanlığı, 3 Ocak 2012 tarihinde idari soruşturma başlattı; 28 Şubat 2012 tarihli idari soruşturma raporunda ciddi bilgi eksiklikleri ve koordinasyon hataları tespit edilmesine rağmen hiçbir kamu görevlisi hakkında disiplin işlemi başlatılmadı.
Basından edinilen bilgilere göre, idari ve yargı süreçlerinde bir ilerlemenin olmaması üzerine 2012 yılının başlarında Roboskiye Adalet Platformu kuruldu. Platform, bombalama sonucu yaşamını yitiren 34 kişinin hayat hikâyesini 34 gün boyunca yayınlayarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na faks ve e-posta yoluyla gönderdi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 27 Mart 2013 tarihinde “Uludere Alt Komisyonu” raporunu yayımladı. Raporda olayın kasten gerçekleştirildiğine ilişkin delil elde edilemediği sonucuna varılırken, muhalefet şerhi sunan üyeler görüntülerin açıklığı ve olayın ağırlığı karşısında etkili soruşturma yapılmadığını belirtti.
Genelkurmay Askeri Savcılığı, 6 Ocak 2014 tarihinde beş askeri personel hakkında 2’ye karşı 1 oy ile takipsizlik kararı verdi. Bu karara yapılan itiraz 11 Haziran 2014’te askeri mahkeme tarafından reddedildi. Bunun üzerine 18 Temmuz 2014’te AYM’ye başvuru yapıldı; AYM 23 Mart 2016 tarihinde başvuruyu kabul edilemez buldu. 22 Ağustos 2016 tarihinde AİHM’e yapılan başvuru da 17 Mayıs 2018 tarihli kararla kabul edilemez bulundu.