19 Eylül 2001 tarihinde Van Başkale’de İran’dan mazot getiren köylülere yönelik bir operasyon sırasında, sağır ve dilsiz olan Haşim Beyazgül jandarmanın açtığı ateşle yakın mesafeden vurularak hayatını kaybetti. Jandarma, dur ihtarına uymadığı için ateş açıldığını ileri sürdü; ancak tanıklar uyarı yapılmadığını beyan etti, Beyazgül’ün bedeni ise ertesi gün köylülerce bir çukura gömülü halde bulundu.
23 Kasım 2001’de yedi jandarma görevlisi hakkında dava açıldı ancak Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi, atışın yakın mesafeden yapıldığını gösteren raporu dikkate almadı. Davanın sonucunda jandarmanın yasal yetkilerini kullandığı sonucuna varılarak beraat kararı verildi. Sadece görevi kötüye kullanma yönünden suç duyurusunda bulunuldu.
O dönem yürürlükte olan 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, kişilerin silahsız olup olmamasına bakılmaksızın, dur ihtarına uymadıkları takdirde güvenlik güçlerine ateş açma yetkisi veriyordu. AİHM, 22 Eylül 2009’da bu yasanın yaşam hakkına yeterli koruma sağlamadığını ve yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi; ancak bu karar Beyazgül’ün öldürülmesini aydınlatmadı ve sorumlular hesap vermedi.