İbrahim Kılıç

Yaş: 26
İl: Mardin
İlçe: Kızıltepe
Olay Tarihi: 20.02.2012
Ölüm Tarihi: 20.02.2012
İhlal Kategorisi: Dur İhtarına Uyulmadığı İddiası
Referans: Hukuki Belgeler, Sivil Toplum Raporları,Basın
AİHM Kararı:
AYM Kararı:
Olay Özeti:

Mardin ili Kızıltepe ilçesinde iki grup arasında geçmişteki araç alışverişine ilişkin anlaşmazlık nedeniyle çıkan kavgayla ilgili soruşturma kapsamında taraflardan biri ifadesi alınmak üzere ilçe emniyet müdürlüğüne getirildi. Karşı grubun toplanması üzerine güvenlik gerekçesiyle bu kişi evine bırakılmadan ilçe emniyet müdürlüğünde tutuldu.

Resmi tutanaklara göre, kısa sürede emniyet müdürlüğü önünde yaklaşık 100 kişilik kalabalık oluştu ve bahçede arbede yaşandı. Bu esnada polisler uyarı amaçlı havaya ateş etti; kalabalığın içinde bulunan İbrahim Kılıç, ensesinden vurularak yaralandı. Kılıç daha sonra Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Başlatılan soruşturmada, bir polis, polis arkadaşına saldıran kişilerden birini ensesinden tutarak kendisine doğru çektiğini, bu kişinin dönerek boğazına sarıldığını ve onu korkutmak için havaya bir el ateş etmeye karar verdiğini beyan etti. Polisin anlatımına göre, kendisinin sol eliyle tabancasını havaya kaldırdığı sırada başka bir kişi yumrukla eline vurmuş, tetik çekmeden silahı ateş almıştı. Bu atıştan hemen sonra İbrahim Kılıç’ın yere düştüğünü görmüştü.

Polis hakkında hazırlanan iddianamenin kabulünün ardından Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada, sanığın kasıtlı bir şekilde ateş ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle (CMK’nin 223/2-c maddesi uyarınca) beraat kararı verildi. Karara karşı yapılan itirazı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, duruşmalar sırasında mahkeme başkanın reddi talebi yapıldığını ancak mahkemenin usule uygun şekilde bu itirazı değerlendirmeden yargılamaya devam edildiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Bozma kararı üzerine yapılan ikinci yargılamada mahkeme bu kez, sanığın beylik tabancasını çıkartıp havaya ateş etmesi ve/veya elinde tabanca ile maktule müdahale etmesinin PVSK ve TCK’nin 24 ve 25 maddeleri kapsamında hukuka uygunluk sınırları içinde kaldığı beraat kararı verdi. Bu ikinci karara itiraz edildi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi yaptığı incelemede özellikle İbrahim Kılıç’ın ensesinden vurulması olgusuna dikkat çekerek, delillerin titizlikle toplanmadığını ve değerlendirme sürecinin yetersiz olduğunu belirtti. Bu eksikliklerin giderilmesi için bir dizi adım (uygulamalı keşif, adli tıp incelemesi ve mermi giriş yönünün analizi) sıralayarak mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu.

İkinci defa verilen bozma kararının ardından mahkeme, bu eksiklikleri gidererek üçüncü defa yargılama yaptı. Bu yargılamada, sanık polis memurunun taksirle ölüme neden olduğu sonucuna ulaştı ve mahkumiyet kararı verdi. Ancak, olaylar sırasında kalabalık içinde silah kullanan kişilerin bulunduğu ve kolluk kuvvetlerinin yetersiz kaldığı bir ortamda, sanık polis memurunun PVSK’nin 16 maddesi uyarınca silah kullanma yetkisine sahip olduğunu; havaya ateş etmeye çalışırken bir kişinin eline vurması nedeniyle silahın istemsizce ateş aldığını belirterek, hukuka uygunluk nedeninin sınırını taksirle aştığı değerlendirmesinde bulundu. Verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını, önce (TCK’nin 27/1-son maddesi uyarınca) üçte bir oranında indirdi , ardından takdiri indirim uyguladı ve hapis cezasını 10.100,00-TL adli para cezasına çevirerek 24 eşit taksitle ödenmesine karar verdi.

Yapılan itiraz sonucunda bu kez dosya Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin önüne geldi. Daire, sanığın havaya ateş etmek üzere silahını kaldırdığı sırada kalabalıktaki bir kişinin eline vurması nedeniyle elinin aşağı yönelmesi ve parmağın istemsiz hareket ederek silahın ateş almasının olağan olduğunu belirtti. Bu nedenle, PVSK’nin 16. maddesi uyarınca silah kullanma yetkisi bulunan sanık polis memurunun kanun hükmünü yerine getirdiği ve bunu yaparken de hukuka uygunluk nedeninin sınırını aşmadığını değerlendirdi ve mahkûmiyet kararı yerine beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma gerekçesini aynen kabul etti ve sanık polisin beraatine (CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca) karar verdi. Bu karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından onandı.