Hakkari ili Yüksekova ilçesi Dağlıca ve Batkova köyleri arasındaki bölgeye odun toplamak için bir arkadaşıyla giden 24 yaşındaki İslam Terkoğlu, 23 Kasım 2006’de topladıkları odunları Yüksekova’ya götürmek üzere yola çıktıkları sırada önlerini kesen Efeler Taburuna bağlı askerler tarafından açılan ateş sonucunda hayatını kaybetti. Arkadaşı ise ağır yaralandı. Olayın ardından Hakkari Valiliği yaptığı açıklamada “çatışmada bir HPG militanının öldürüldüğü, bir militanın ise sağ yakalandığı” ifade etti.
Valiliğin açıklaması üzerine dönemin CHP Hakkâri Milletvekili Esat Canan, “Dur ihtarı yapılmamış.Yakın mesafeden ateş açılmıştır. Yakalama şansları olduğu halde yakalamamışlardır. Açıklamayı kınıyorum. Yüksekova halkını terörist olarak göstermişlerdir. Terörist olarak gösterdikleri Soydan [yaralanan kişi], neden savcılığa dahi çıkarılmadan serbest bırakılmıştır?” dedi. Ardından Valilik ikinci açıklama yayınlayarak, “Valilik basın açıklamasında, konuyla ilgili güvenlik güçlerinin ‘dur’ ihtarına uymayarak çatışmaya giren iki kişi ile ilgili hiçbir şekilde ‘terörist’ ifadesi kullanılmamış, bazı basın kuruluşları tarafından halkımıza maksatlı olarak yanlış ve eksik bilgi verilmiştir” denildi.
Olaya karıştığı belirlenen 11 asker ise ifadelerinde “Daha önce aynı köye PKK’lilerin geldiğini tespit etmiştik. O gün de bölgede operasyon yapıyorduk. Termal kamerada iki kişinin geldiğini gördük. Yaklaştıklarında dur ihtarında bulunduk. Ancak üzerimize ateş etmesi üzerine karşılık verdik” dedi. Yürütülen soruşturma sonucunda Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Terkoğlu ve arkadaşının kullandığı iddia edilen silahta çok sayıda parmak izi bulunduğu için parmak izinin tespit edilemediği belirtilmekle birlikte askerlerin silah kullanma yetkisi çerçevesinde davrandıkları kanaatine yer verildi. Mahkemeden silah kullanma yetkisinin aşılıp aşılmadığı konusunun değerlendirmesini istendi.
İddianameyi kabul eden Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesi ilk duruşma günü olarak 10 Mayıs tarihini belirledi. Ancak, mahkemeye gönderilen yazıda, askerlerin operasyon bölgesinde oldukları için duruşmaya katılamayacaklarını belirtildi. Mahkeme, sekiz duruşma gördükten sonra, 7 Mart 2008’de görevsizlik kararı vererek dosyayı Van Askeri Mahkemesi’ne gönderdi.
Van Askeri Mahkemesi, 8 Temmuz 2010’da Terkoğlu’nun silahlı olduğunu değerlendirdi ve askerin yasalarda düzenlenen silah kullanma yetkisine uygun davrandığı gerekçesiyle beraatine karar verdi. Mahkeme kararında olayın meydana getirdiği koşulları göz önüne alarak TCK’nin 27/2. maddesine (Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi) dayandı. Karara yapılan itiraz Askeri Yargıtay tarafından reddedildi ve karar onandı. Bunun üzerine AİHM’e başvuruldu. AİHM,başvuruyu dayanaktan açıkça yoksun bularak kabul edilmezlik kararı verdi.