Mahsum Mızrak

Yaş: 17
İl: Diyarbakır
İlçe: Bağlar
Olay Tarihi: 30.03.2006
Ölüm Tarihi: 30.03.2006
İhlal Kategorisi: Toplantı ve Gösteriler
Referans: Hukuki Belgeler, Sivil Toplum Raporları, Basın
AYM Kararı:
Olay Özeti:

24 Mart 2006 tarihinde Muş, Bingöl ve Diyarbakır illeri arasında bulunan Şenyayla bölgesinde güvenlik güçleri tarafından öldürülen HPG militanları için Diyarbakır’da 28 Mart 2006 günü cenaze töreni düzenlendi. Törende F-16 uçaklarının cenazeye katılanların üstünden alçaktan uçuşu ve dönüşte polisin kalabalığa müdahalesi protestoların başlamasına yol açtı. Gösterilerin ikinci günü dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kadın da olsa çocuk da olsa gereği yapılacaktır” açıklaması sonrasında polisin göstericilere yönelik güç kullanımı ölümcül niteliğe evrildi ve çok sayıda kişi gözaltına alındı, işkenceye maruz kaldı, tutuklandı ve ölümler yaşanmaya başladı. Kısa sürede büyüyen gösteriler yaklaşık bir hafta sürdü.

Olaylar devam ederken öğrenci olan aynı zamanda PVC ustası olarak çalışan 17 yaşındaki Mahsum Mızrak da hayatını kaybetti. Görgü tanıklarına göre Mahsum Mızrak 30 Mart 2006 tarihinde 10 Nisan Polis Karakolu tarafından gözaltına alındı. Ailesinin karakollara, baroya, İHD’ye, emniyet müdürlüklerine ve hastanelere yaptığı başvurulardan herhangi sonuç alamadı ve Mahsum Mızrak’ın gözlatında mı yoksa hayatını mı kaybettiği bilinmiyordu. Aile, 3 Nisan 2006 tarihinde Devlet Hastanesi morgunda, Mahsum Mızrak’ın 30 Mart’tan beri kimliği belirsiz ceset olarak tutulduğunu öğrendi. Otopsi tutanağına göre Mahsum Mızrak, gaz fişeğiyle vurulmaya bağlı beyin harabiyeti ve kanama sonucu yaşamını yitirmişti; cenazesi yalnızca aynı gece defnedilmesi şartıyla ve polis eşliğinde aileye teslim edildi.

28 Mart 2006 olaylarına ilişkin İHD bir rapor yayınladı. Rapora göre, Diyarbakır’ın ardından Mardin, Batman ve Siirt’e de yayıldı. Olaylar sırasında ilk günlerde Diyarbakır’da çoğu ateşli silah veya gaz kapsülüyle vurulan beşi çocuk 10 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Yaralananlardan bir çocuk daha ilerleyen günlerde yaşamını yitirdi. Diğer illerde de üç kişi hayatını kaybetti. Basından ve insan hakları raporlarından edinilen bilgilere göre 28 Mart 2006 olaylarında Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt olmak üzere toplam 14 kişi hayatını kaybetti. 4 Nisan günü bir basın toplantısı düzenleyen Diyarbakır Barosu, 199’u çocuk 543 şüpheli için avukat talebi geldiğini, 91 çocuk ve 278 yetişkinin tutuklandığını, çocuklar dahil çok sayıda kişinin gözaltı merkezlerinde fiziksel şiddet, kötü muamele ve işkenceye uğradığını açıkladı.

14 kişinin ölümüne dair başlatılan soruşturmalardan yalnızca Enes Ata ve Mahsum Mızrak’ın ölümüne ilişkin soruşturma sonucunda iddianame düzenlendi.Olaydan yaklaşık 4 yıl sonra dava açıldı. Daha sonra Mahsum Mızrak davasının 20. duruşmasında dava Enes Ata davasıyla birleştirildi.

Yargılama sürerken davada etkin soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle Mızrak ailesi AİHM’e başvuruda bulundu. AİHM, yaşam hakkının ihlal edildiği ve etkili bir soruşturma yapılmadığına ilişkin karar verdi

Dava sonunda sanık polisler hakkında “yeterli delil elde edilemediği” gerekçesiyle olası kastla öldürme suçundan beraat kararı verildi. Davada delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi tepkiyle karşılandı. Çünkü Mahsum Mızrak’ın ölümüne yol açan ve davanın en önemli delili olan Mızrak’ın kafatasından çıkarılan bomba atar fişeği adli emanette değiştirildi yerine av tüfeği fişeği konuldu. Bunun üzerine aile avukatları suç duyurusunda bulundu.Ancak delillerin kaybedilmesi ve değiştirilmesine ilişkin hiç kimse yargılanmadı.

Beraat kararı sonrası istinaf mahkemesine başvuruldu. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını usul yönünden eksikler olduğu gerekçesiyle 2019 yılının Şubat ayında bozdu. İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararı sonrası dava Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı.Dava sonunda sanıklar hakkında yine beraat kararı verildi. İkinci kez istinafa giden dosya Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını onayladı. Yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraat hükmünün onanadı. Bunun üzerine aile avukatları Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

Davanın detaylarına, duruşma izleme raporlarına ve basında çıkan haberlere https://www.failibelli.org/dava/mahsum-mizrak-ve-enes-ata-davasi bağlantısından erişilebilinir.