Mustafa Dağ

Yaş: 26
İl: Şanlıurfa
İlçe: Suruç
Olay Tarihi: 04.04.2009
Ölüm Tarihi: 04.04.2009
İhlal Kategorisi: Toplantı ve Gösteriler
Referans: Hukuki Belgeler, Sivil Toplum Raporları, Basın
AİHM Kararı:
AYM Kararı:
Olay Özeti:

4 Nisan 2009 tarihinde Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden Halfeti ilçesine yürüyüş yapmak isteyen gruba güvenlik güçleri tarafından müdahale edildi. Müdahale sırasında açılan ateş sonucu Mahsum Karaoğlan ve Mustafa Dağ hayatını kaybetti.

Olay sonrasında başlatılan soruşturmada, jandarma komutanlığı, savcılığın olay yerinde bulunan mühimmatın kime ait olduğuna ilişkin bilgi talebine yanıt vermedi; buna karşılık, yalnızca olay sırasında kolluk görevlilerinin gaz kapsülü kullandığını belirtmekle yetindi ve ölen iki kişinin atılan taşlar sonucu ölmüş olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini ifade etti. Ancak bu iddiayı destekleyen somut bir delil sunulmadı.Savcılık, olay yerinde bulunan gaz fişekleri, mermiler ve göz yaşartıcı el bombalarının hangi güvenlik görevlilerine ait olduğunun ve kimler tarafından kullanıldığının tespiti amacıyla, olaydan yaklaşık 15 ay sonra Birecik Jandarma Komutanlığı’na yazı yazdı. Gelen yanıtta görevli hiçbir jandarma personelinin ismine yer verilmedi; faillerin tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Savcılık, olaydan yaklaşık altı yıl sonra, Şanlıurfa Valiliği ve İl Jandarma Komutanlığı’na yeniden yazı gönderdi. Valilik, görevlendirme bilgilerinin imha edildiğini bildirdi. İl Jandarma Komutanlığı ise yalnızca Bozova Komutanlığı’na bağlı personele ilişkin sınırlı bilgiler sundu.

Mahsum Karaoğlan ve Mustafa Dağ’ın öldürülmesine ilişkin protestoya ait görüntüler, savcılık tarafından ancak 2010 yılında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan talep edildi. RTÜK’ün yanıtında, yayın kayıtlarının saklama süresinin bir yıl olduğu ve bu sürenin aşılması nedeniyle görüntülerin temin edilemeyeceği belirtildi. Ayrıca savcılık, olay tarihinde görevli olup ateşli silah taşıma ve kullanma yetkisine sahip kamu görevlilerinin listesini 2015 yılında Şanlıurfa Valiliği’nden talep etti; Valilik, saklama sürelerinin dolması nedeniyle bu bilgilerin imha edildiğini bildirdi.

AİHM’e soruşturmanın etkili, özenli ve bağımsız biçimde yürütülmediği, dosyada gizlilik kararı verilerek, dosyaya erişimin engellendiği, mağdur yakınlarının soruşturma sürecine katılımını fiilen ortadan kaldırıldığı, delil toplama, keşif ve bilirkişi işlemlerinin büyük ölçüde jandarma personeli tarafından yürütüldüğü, soruşturmanın tarafsızlığına ilişkin ciddi kuşkular bulunduğu, soruşturmanın sürüncemede kaldığı gerekçesiyle bireysel başvuru yapıldı ancak edinilen bilgilere göre AİHM tarafından henüz karar verilmedi.
Öte yandan, idare mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminat talepli davalar idare ile ölüm arasında illiyet bağı olmaması ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedenleriyle reddedildi.