15 Ağustos 2013’te Türkiye-İran sınırından yasaya aykırı olarak Türkiye’ye girmeye çalıştıkları sırada, jandarma tarafından açılan ateş sonucunda Nurettin Karakoç hayatını kaybetti, bir kişi ise ağır yaralandı.
Olay sonrasında, olaya ilişkin Van Barosu, Van Tabipler Odası, Mazlum-Der Van şubesi, İHD Van şubesi bir rapor yayınladı. Raporda,yaşamını yitiren Karakoç’un yaralı olduğu ancak zamanında müdahale edilmediği için ihmal suretiyle yaşamını yitirdiği belirtildi.
Başlatılan soruşturmada, jandarmalara ateş emri verdiğinden şüphelenilen kişi hakkında takipsizlik kararı verildi, jandarmalara ilişkin soruşturma ise tamamlanmadı. İtirazların sonuçsuz kalması üzerine AYM’ye yapılan başvuruda, yaşam hakkına ilişkin şikâyetler açıkça dayanaktan yoksun bulundu. Bunun üzerine AİHM’e başvuru yapıldı.
AİHM, verdiği kararda, Nurettin Karakoç ve ağır yaralanan kişinin silahlı olduklarının, üçüncü bir kişinin hayatına ya da bedensel bütünlüğüne yönelik tehdit oluşturduklarının tespit edilmediğini, olay yerinde herhangi bir silah bulunmadığını ve güvenlik güçlerine yönelik silahlı saldırının da kanıtlanmadığını kaydetti. Bu bağlamda AİHM, yakalama amacının insan hayatını tehlikeye atmayı ancak mutlak zorunluluk hallerinde haklı gösterebileceğini hatırlatarak, somut olayda böyle bir gerekliliğin gösterilemediği sonucuna ulaştı ve AİHS’in yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin hem usul hem de esas bakımından ihlal edildiğine karar verdi.