Anadilde Eğitimin İyileştirici Etkisi

Tarih: 2025 

Proje ekibi: Özgür Ünal (araştırmacı), Şükran Demir (araştırmacı)

Kısa Özet

Anadilde Eğitimin İyileştirici Etkisi, anadilde eğitim veren alternatif Kürtçe eğitim kurumlarının bireysel, pedagojik ve toplumsal düzeyde yarattığı iyileştirici etkileri ortaya koymayı amaçlayan bir araştırma projesidir. Şükran Demir ve Özgür Ünal tarafından ortak olarak, Diyarbakır, Cizre ve Yüksekova’da yürütülen araştırma; öğrenciler, öğretmenler, veliler ve okul kurucularıyla yapılan sözlü tarih görüşmeleri, gözlemler ve doküman incelemelerine dayandı. 

Bulgular, anadilde eğitimin çocuklarda özgüven, ifade kapasitesi ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini; ailelerde ise kültürel devamlılık ve hak bilincini pekiştirdiğini gösterdi. Kapatılma süreçleri, hukuki baskılar ve açık kimlik paylaşma konusundaki tedirginlikler veri toplamayı zorlaştırsa da, güven ilişkilerine dayalı erişim stratejileriyle çalışma sürdürülebildi. 

Araştırma sonuçları, anadilde eğitimin onarıcı adalet açısından önemini ortaya koymakla birlikte, bu kurumların tarihsel, pedagojik ve toplumsal değerinin kamuya anlatılması için savunuculuk faaliyetlerinin bir sonraki aşamada güçlendirilmesini öngörüyor. 

Neden Önemli?

Anadil, bireyin kendisiyle, topluluğuyla ve yaşadığı dünya ile kurduğu ilişkinin temelini oluşturur; düşünme biçiminden kimlik inşasına, hafıza aktarımından toplumsal katılıma kadar her alanı belirler. Bu nedenle anadilde eğitime erişimin engellenmesi bireyler ve toplum için yalnızca pedagojik bir eksiklik değil; kimlik, kültürel devamlılık ve topluluk bütünlüğü açısından derin bir zarar teşkil eder. Bu çalışma, anadilde eğitim uygulamalarının bu zararı nasıl onardığını somut örneklerle görünür kılmayı amaçlıyor. Alternatif Kürtçe eğitim kurumları, kolektif işleyişleri, topluluk dayanışması ve kültürel aktarım pratikleriyle, çocuklarda duygusal güven alanı yaratmakta; ailelerde ise tarihsel olarak bastırılmış dil ve kimlik deneyimlerinin yeniden sahiplenilmesine katkı sunmaktadır. Araştırma, anadilde eğitimin yalnızca pedagojik bir ihtiyaç değil, kültürel haklar, toplumsal iyileşme ve onarıcı adalet açısından temel bir gereklilik olduğunu ortaya koyarak karar vericiler, eğitim uzmanları ve hak temelli örgütler için güçlü bir referans niteliği taşımaktadır.

Neler Yapıldı?

  • Araştırma tasarımı: Öğretmenler, veliler ve bu kurumların kuruluşunda yer almış aktörlerle yapılan ön görüşmeler doğrultusunda araştırma soruları şekillendirildi. Kimlik gelişimi, özgüven, topluluk ilişkisi, kültürel hafıza ve pedagojik yöntemler temel analiz başlıkları olarak belirlendi.
  • Örneklem seçimi: Ferzad Kemanger, Berîvan, Üveyş Ana ve Ali Erel İlkokulları ile Zarokistan ve Zimzim gibi okul öncesi kurumlar incelendi. Böylece anadilde eğitimin erken çocukluktan ilkokula uzanan etkileri karşılaştırmalı biçimde değerlendirildi.
  • Veri toplama: 11 eğitimci, 5 öğrenci, 12 veli ile sözlü tarih görüşmeleri yapıldı.
    Ayrıca saha gözlemleri, kurum dokümanları, müfredat incelemeleri ve yasal çerçeve analizleri gerçekleştirildi.
  • Etik ve koruma önlemleri: Tüm katılımcılar için anonimleştirme, güvenli kayıt saklama, açık rızaya dayalı görüşme süreçleri ve hassas içeriklerde özetleme yöntemleri uygulandı. Ses kayıtları çözümlendikten sonra imha edildi.
  • Veri analizi: Veriler; eğitim hakkı, alternatif okul modelleri, müfredat yapıları, kapatılma süreçleri ve onarıcı adalet perspektifi altında kategorize edildi.
  • Raporlama ve yaygınlaştırma: Araştırma raporu, kısa tanıtım videosu, politika önerileri ve üç dilde erişilebilir materyaller hazırlandı. Bulguların panel, söyleşi, savunuculuk toplantıları ve uluslararası paylaşımlar yoluyla görünür kılınması planlandı.