Bana Masal Anlatma (Ji Min Re Çîrokan Ne Bêje)
Tarih: 2025
Proje ekibi: Eylem Kaya (masal anlatıcısı), Gözde Gurbet Engin (proje koordinatörü), Murat Aygün (çevirmen), Ruşen Yakut (illüstrator, masal anlatıcısı), Yekta Ferat (Şeyho Filik) (yazar),
Kısa Özet
Bana Masal Anlatma (Ji Min Re Çîrokan Ne Bêje) projesi, Diyarbakır’ın çok kültürlü hafızasının çocuklar tarafından çoğunlukla şiddet ve çatışma imgeleriyle hatırlandığı bir dönemde, mekân ve dil temelli onarıcı bir anlatı oluşturmayı hedefleyen bir hafıza çalışmasıdır.
Ruşen Yakut, Gözde Gurbet Engin ve Eylem Kaya’nın birlikte yürüttükleri projenin merkezinde, Suriçi’ndeki Keçiburcu’nun altında yer alan ve bugün ardiye olarak kullanılan kubbeli yapıya dair sözlü bir anlatı bulunuyor. Bu anlatı, proje kapsamında Kurmancî ve Zazakî dillerinde bir masala dönüştürüldü ve çok dilli sözlü anlatımla uyarlandı. Ardından masal illüstrasyonlarla kitaplaştırıldı ve çocuklarla paylaşıldı. Çocuklarla güvenli masal anlatım etkinlikleri yapıldı, kitaplar dağıtıldı ve çalışma yerel kurumlara ilham veren bir örnek haline geldi.
Projenin sonunda çocukların mekâna dair algılarında gözle görülür bir dönüşüm oluştu; masal, çatışma odaklı hafızanın yerine çok kültürlü bir ortak yaşam imgesini taşıdı. Bu çalışma, ileride farklı mekânlar için sürdürülebilir bir hafıza programının pilot uygulaması olarak değerlendiriliyor.
Neden Önemli?
Diyarbakır’ın çok kültürlü toplumsal dokusu, çatışma dönemlerinin yarattığı travmalar nedeniyle çocukların hafızasında çoğunlukla korku, yasak ve yıkım imgeleriyle yer alıyor. Proje, bu zarar görmüş hafızayı onarmak için mekânı, dili ve hikâyeyi bir araya getirerek çocuklara güvenli bir yeniden çerçeveleme sundu.
Masalın Kurmancî ve Zazakî anlatımı, anadillerin görünmezleştirildiği bir bağlamda güçlü bir tanınma ve aidiyet etkisi yarattı. Çocukların çatışmayla özdeşleşmiş bir mekânı yeniden oyun, yaşam ve kültür alanı olarak hayal edebilmesi, onarıcı adaletin “tanınma, görünürlük, güvenli bağ kurma ve duygusal düzenleme” ilkeleriyle tamamen örtüşen bir dönüşüm sağladı. Proje, hem çocuklar hem ebeveynler için travmatik mekânlara dair mikro ölçekte iyileştirici bir hafıza pratiği sundu ve farklı mekânlar için uygulanabilecek sürdürülebilir bir model oluşturdu.
- Sözlü anlatının toplanması: Keçiburcu’nun altındaki kubbeli yapıya ilişkin yerel bir sözlü anlatı, bölge sakinleri ve hafıza arşivlerinden derlenerek masala dönüştürüldü.
- Masal yazımı: Anlatı Kurmancî ve Zazakî dillerinde yeniden kurgulandı; çocuk koruma ilkeleri doğrultusunda sadeleştirildi ve metaforik bir dille güvenli hâle getirildi.
- İllüstrasyon: Procreate ile 24 illüstrasyon üretildi; sıcak renk paletleri ve yumuşak bir estetik tercih edildi. Masal anlatım etkinliklerinde iki dilde seslendirme yapıldı.
- Kitaplaştırma ve basım: Kurmancî ve Zazakî olarak iki dilli kitap tasarımı yapıldı; toplam 340 adet basıldı. Kitaplar çocuklara, ebeveynlere ve yerel STÖ’lere dağıtıldı.
- Masal anlatım etkinliği: Masal anlatımı, 4 Ekim 2025 tarihinde güvenli alan prensibiyle gerçekleştirilen etkinliklerde 37 çocuk ve 73 katılımcı ile buluştu.
Yaygınlaştırma ve etki
Çalışma sosyal medyada paylaşıldı; belediyeler ve sivil toplum örgütleri tarafından yeni mekânlarda da masal okuma etkinliği şeklinde uygulanmak üzere talep gördü. Yapılan etkinliklerde çocukların mekân algısında belirgin bir iyileşme gözlemlendi; çok dillilik aidiyet ve görünürlük hissini artırdı; proje benzer çalışmalar için bir pilot model olarak değerlendirildi.