Panel Serisi 2: Güvenlik Gölgesinde Hukuk

Hafıza Merkezi’nin üç yıllık saha araştırması sonucu üretilen iki rapordan biri olan Güvenlik Gölgesinde Hukuk, 2000–2015 yılları arasında Kürt illerinde çocuk ve gençlere yönelik yaşam hakkı ihlallerini hukuki bir perspektiften inceliyor.

Serinin ilk panelinin odağı, ihlalleri bizzat yaşayanların deneyimlerini ve adalet arayışını sosyolojik ve antropolojik bir perspektiften ele alan “Adalet Olmadıkça Barış da Olmaz” raporumuz olurken, ikinci panelde ise aynı ihlallerin yargı süreçlerini ve hukuksal boyutunu inceleyen Güvenlik Gölgesinde Hukuk başlıklı raporumuzu tartışmaya açıyoruz.

Kayıt olmak için tıklayın.

Panelde bir yandan değişen güvenlik mimarisi ile ihlaller arasındaki ilişkiyi, dönemin siyasal ve hukuksal arka planını ve yargının bu ihlaller karşısındaki tutumunu rapor bulguları eşliğinde tartışacağız; bir yandan da ilk panelden taşınan mağdur deneyimleri ve adalet talepleriyle birlikte bütüncül bir adalet sorusunu ele alacağız.

2000’ler, bir yandan AB üyelik süreci, reform paketleri ve çözüm arayışlarıyla; diğer yandan küresel güvenlikleştirme dalgasının etkisiyle yeniden şekillenen bir güvenlik paradigmasıyla anılıyor. Demokratikleşme söylemi ile güvenlikçi uygulamalar nasıl aynı anda var olabildi? 1990’ların OHAL rejiminden devralınan miras, 2000’lerde hangi biçimlerde süreklilik gösterdi, hangi noktalarda dönüşüme uğradı? Açılım ve diyalog dönemleri kalıcı bir zihniyet değişimine mi işaret ediyordu, yoksa arka planda süregelen bir güvenlikleştirme perspektifi hep var mıydı?

Bu soruları tartışırken adalet meselesine de bütüncül bir yerden yaklaşmayı deniyoruz. Cezalandırıcı adalet ile onarıcı adalet mekanizmaları birbirini dışlayan değil, tamamlayan yollar olarak düşünülebilir mi? Ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşmede yargıdan ne bekleyebiliriz, sınırları nerede başlıyor? Ayrıca, Kürt meselesi bağlamında geliştirilen baskıcı yasa ve uygulamaların zamanla tüm ülkeye yayılması ve güvenlik politikalarının gölgesinde şekillenen hukuk düzeni, bugün yeniden gündemde olan barış arayışları açısından bize ne anlatıyor?

🗓 2 Nisan 2026 Perşembe
⏰ 18:00 – 19:30
📍 Çevrimiçi

Sunuş: Emel Ataktürk Sevimli, Esma Yaşar
Tartışmacılar:  Evren Balta, Hülya Dinçer, Barış Yavuz

🖥️ Panel çevrimiçi gerçekleştirilecektir. 
📋 Katılım için kayıt formunu doldurabilirsiniz. Kayıt sonrası katılım bağlantısını sizinle paylaşacağız. 

Adaleti Yeniden Düşünmek

Adaleti yalnızca mahkeme kararlarına, ceza süreçlerine ya da hukuki prosedürlere indirgemek mümkün mü? Yoksa adalet, mağdurların deneyimlerinden, ihtiyaçlarından ve hakikat algısından mı başlamalı?

Bu panel, Adalet İyileştirir projesi kapsamında düzenleyeceğimiz üçlü panel serisinin ikinci ayağıdır. Serinin ilk panelinde 2000’lerin siyasal arka planını, onarıcı adalet perspektifini ve adalet arayışının kayıp yakınları açısından ne anlama geldiğini; üçüncü panelinde ise adalet talebini görünür kılmanın imkân ve kısıtlarını konuşacağız. İlk panelimiz 24 Mart’ta gerçekleşecek; kayıtlar hâlâ açık.

Seri boyunca, Kürt illerinde çocuk ve gençlere yönelik yaşam hakkı ihlallerine dair yürüttüğümüz araştırmaları, bu çalışmaların ortaya koyduğu bulguları ve açtığı daha geniş tartışma alanlarını ele alacağız.

Konuşmacılar

Evren Balta

Prof. Dr. Evren Balta, Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi, İstanbul Politikalar Merkezi kıdemli araştırmacısı ve TÜSİAD Küresel Siyaset Forumu Akademik Koordinatörüdür. Balta’nın çalışmaları çalışmaları vatandaşlık, popülizm, otoriterleşme, güvenlik ve Türk dış politikası üzerine odaklanır. T24 gibi platformlarda analizler yazmakta ve Harvard Üniversitesi’nde kıdemli araştırmacı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir.

Hülya Dinçer

İnsan hakları hukukçusu akademisyen. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Paris 1 Panthéon Sorbonne Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora derecesini Galatasaray Üniversitesi’nden, ‘Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Hakikat Hakkı’ başlıklı araştırmasıyla aldı. Arjantin’de Buenos Aires Üniversitesi ve çeşitli insan hakları kuruluşlarında Latin Amerika’da geçiş dönemi adaleti süreçleri üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye’de çeşitli insan hakları kuruluşlarının cezasızlıkla mücadeleye ilişkin hukuki çalışmalarında ve insan hakları eğitimlerinde yer aldı. 2017 yılında Barış Bildirisi imzacısı olduğu gerekçesiyle üniversitedeki görevinden ihraç edildikten sonra araştırmalarına Paris Ecole Normale Supérieure ISP Siyaset Üzerine Toplumsal İncelemeler Enstitüsü’nde ve Berlin Rosa Luxembourg Vakfı Otoriterleşme ve Karşı-stratejiler Araştırma Grubu bünyesinde devam etti. Şu anda Mef Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. İnsan hakları hukuku, otoriteryanizm ve hukuk, devlet şiddeti ve cezasızlık rejimi, geçiş dönemi adaleti ve barış inşası üzerine akademik araştırmaları ve yayınları vardır.

Barış Yavuz

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2001 yılında mezun oldu. 2002 yılından bu yana Diyarbakır Barosu’na kayıtlı olarak serbest avukatlık yapıyor. 2004-2008 arasında Diyarbakır Barosu CMK Uygulama Merkezi Koordinatörlüğü yaptı; bu kapsamda avukatlara yönelik savunma becerileri eğitimleri organize etti ve eğitimci olarak yer aldı. 2005’te Diyarbakır Barosu’nun “Ceza Kanunları Derlemesi”ni hazırladı. Bu dönemde CMK Uygulama Merkezi Koordinatörü olarak Diyarbakır Barosu’nun birçok komisyonuna ve “Herkes İçin Adalet Projesi”ne katkılarda bulundu. Proje kapsamında Gün TV’de “Herkes İçin Adalet” programının sunuculuğunu yaptı. 2010’da Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (DİTAM) kurucuları arasında yer aldı; farklı dönemlerde yönetim kurulu üyeliği yaptı, halen başkan yardımcılığı görevini sürdürüyor. 2012-2020 arasında Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır ve Cizre temsilciliklerini yürüttü; sonrasında yönetim kurulu, kurucular kurulu ve etik kurulda görev aldı. 2019 yılından bu yana Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı’nda danışma kurulu üyeliği yapmaktadır. Türkiye Barolar Birliği delegeliği ve İnsan Hakları Merkezi çalışmalarında yer almıştır. Halen serbest avukatlık yapıyor ve insan hakları eğitimleri veriyor.

Emel Ataktürk Sevimli

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İnsan hakları savunucusu ve avukat olarak üniversite yıllarından bu yana insan hakları mücadelesinin içinde; İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği gibi köklü sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına katıldı,  bazılarının yönetici kurullarında çeşitli görevler aldı. Hak savunucularına ve politik muhaliflere yönelik ihlallerle ilgili ceza davalarında ihlal mağdurlarını ve ailelerini  temsil etti. İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezinin kuruluşunda ve yapılandırılmasında görev aldı. Farklı zamanlarda kadın hakları, yaşam hakkı ihlalleri, ifade özgürlüğü, cezasızlık gibi alanlara yoğunlaşan  saha çalışmaları ve araştırmalar yürüttü, yayınlanmış çeşitli kitap ve raporlara çalışmalarıyla destek sundu. Hafıza Merkezi kurucularından ve halen direktör olarak görevini sürdürüyor.

Esma Yaşar

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinde tam burslu hukuk eğitimi aldı. Üniversite sonrasında insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinde gönüllü ve profesyonel olarak çalıştı. 2022 yılında Media Legal Defence Initiative bünyesinde staj yaptı. 2021 yılından bu yana Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı yönetim kurulunda yer alıyor. 2019 ile 2022 yılları arasında Eşit Haklar için İzleme Derneği’nde hukukçu olarak çalıştıktan sonra Şubat 2023’te Hafıza Merkezi ekibine katıldı. 2018 yılından bu yana İstanbul Barosu üyesidir. Şu anda İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları programında yüksek lisans yapıyor.