Türkiye’de Zorla Kaybetmeler
Olgular
Ne oldu?
Özellikle 1990’lı yıllarda, OHAL kapsamındaki illerde çok sayıda kişi evlerinden, iş yerlerinden ya da kamuya açık alanlarda tanıkların gözü önünde resmi görevlilerce gözaltına alındı. Ardından nerede tutuldukları inkâr edildi; ailelere “bizde değil” ya da “PKK’ye katıldı” denildi.
Bağlam
Türkiye’de zorla kaybetmeler 1980 darbesinin ardından silahlı sol yapılarla ilişkilendirilen kişilere yönelik baskılarla başladı, 1984’ten itibaren Kürtleri hedef alan sistematik bir uygulamaya dönüştü ve 1990’larda devlet politikasıyla iç içe geçerek doruk noktasına ulaştı. Yakılan köyler, zorla yerinden edilmeler ve hukuk dışı infazlarla birlikte bu dönemin birbirini besleyen temel ihlal biçimlerinden birini oluşturdu.
Sorumlu kim?
Silahlı sol yapılarla ilişkili olduğu iddia edilen gençlik önderleri, sendikacılar ve aktivistler; İHD yöneticileri, HEP ileri gelenleri, Özgür Gündem çalışanları gibi Kürt siyasi hareketiyle bağlantılı kanaat önderleri; ve OHAL bölgesinde yaşayan, herhangi bir bağlantısı bulunmayan pek çok sıradan Kürt vatandaş.
Sorumlu kim?
Doğrudan faillerin başında JİTEM ve ordu geliyordu. Ancak bu ihlaller münferit eylemler değildi; PKK’yi bölgede barındırmama ekseninde biçimlenen güvenlik stratejisinin parçasıydı. Dönemin özel harp yapısı, koruculuk sistemi ve devlet-mafya ilişkileri geniş bir sorumsuzluk zemini yarattı.
Çözüm
Zorla kaybedilenlerle ilgili hakikatler açıklanmadığında ne yas mümkün olur, ne kapanış. Bu nedenle çözüm yalnızca cezai hesap verebilirlikle sınırlı kalamaz; hakikate erişim, kayıp yakınlarının tanınması ve toplumsal hafızanın korunması da aynı ölçüde zorunludur.
Türkiye’de Zorla Kaybedilenler
Zorla Kaybedilenler Veritabanı, Hafıza Merkezi tarafından Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana zorla kaybedilen tüm yurttaşları belgelemek; zorla kaybetme olgusunun yapısını, suçun örüntülerini ve cezasızlık mekanizmalarını açığa çıkarmak; kaybedilen kişilerin hikayelerini kayıp yakınlarının tanıklıklarıyla birlikte kayıt altına almak amacıyla oluşturuldu.
Bu çalışma, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi tarafından Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana zorla kaybedilen tüm yurttaşları belgelemek; zorla kaybetme olgusunun yapısını, suçun örüntülerini ve cezasızlık mekanizmalarını açığa çıkarmak; kaybedilen kişilerin hikayelerini kayıp yakınlarının tanıklıklarıyla birlikte kayıt altına almak amacıyla oluşturuldu.
- Yazar: Özgür Sevgi Göral, Ayhan Işık, Özlem Kaya
Bu rapor, zorla kaybetme stratejisinin hangi hukuki, siyasi ve toplumsal mekanizmalar yoluyla gerçekleştirildiğine dair bir anlama çabasıdır. Rapor bu alanda…
- Yazar: Prof. Dr. Gökçen Alpkaya, Av. İlkem Altıntaş, Yard. Doç. Öznur Sevdiren, Av. Emel Ataktürk
Hafıza Merkezi’nin zorla kaybetmelerle ilgili hazırladığı bu ikinci rapor, bu hak ihlalinin hukuksal boyutunu inceliyor. Dört ana bölümden oluşan çalışma,…
- Yazar: Özlem Kaya, Hatice Bozkurt
Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hafıza Çalışmaları birimi tarafından hazırlanan rapor, eşi zorla kaybedilen kadınların deneyimlerine odaklanıyor. Zorla kaybedilenlerin eşleriyle yaptığımız görüşmelerde…