Çekdar dokuzuncu sınıfta liseyi bıraktı ve açıktan tamamlamaya karar verdi. Mahallenin üst tarafındaki kebabçının yanında çalışırdı, fırında çalışırdı, muavinlik yaptı; pek yerinde durmazdı.
En son saatçinin yanında çalışıyordu. İki sezon sonra tatil zamanıydı. “Ben Lice’ye gidiyorum” dedi, bir haftalığına, tatile. Lice’yi çok severdi. Köye gitti mi ata binerdi. Atı için hep giderdi köye.
Kuru fasulye, nohut, sulu patates sevdiği yemeklerdi. Kıymalı patila da çok severdi. Pastaya ve tatlıya bayılırdı zaten. Dolma severdi ama biber dolması yemez, ağzını sürmezdi. Kardeşi de şimdi türlünün içindeki patlıcanları yemiyor, ayıklıyor hep.
Buğday zamanıydı. Biçerler tarlaların üstündeydi ha. Temmuz. 2 Temmuz’du.
Çekdar, Lice’yi çok severdi. Ta ki Lice onun ölümüne sebep olana kadar.
Adalet İyileştirir projesi kapsamında hazırladığımız çocuk ve genç ölümlerine ilişkin veritabanı, yaşanan ihlallerin kayıt altına alınması ve hatırlanması için hazırlandı.
- Çocuk ve genç ölümlerine ilişkin araştırmamızla ilgili detaylara buradan ulaşabilir,
- Görsel dosyasını indirip paylaşarak bu tanıklığın daha fazla kişiye ulaşmasına katkı sunabilirsiniz.