Mutlak zorunluluk ilkesi, güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımını ancak başka hiçbir seçeneğin kalmadığı, yaşamı korumak için kesin olarak gerekli olan durumlarla sınırlar.
2000–2015 döneminde Kürt illerinde güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımı, çoğu zaman mutlak zorunluluk kriterleri gözetilmeden gerçekleşti. Operasyonlar sivillerin korunmasını önceleyen bir planlama içermedi; risk analizleri yapılmadı ve ölümcül olmayan müdahale seçenekleri değerlendirme dışı bırakıldı. Bu durum, ölümcül gücün istisna olmaktan çıkıp güvenlik pratiklerinin olağan bir parçası hâline gelmesine yol açtı.
Peki mutlak zorunluluk ilkesi tam olarak neyi ifade ediyor? Devlete hangi sorumlulukları yüklüyor? Ve bu ilkenin ihlali yaşam hakkı açısından neden bu kadar kritik?