Bir bölgeyi “güvenlik sorunu” olarak tanımlamak, çocuk ve gençler dahil orada yaşayan herkesin hayatını da o tanımın içine hapseder.
2000–2015 yılları arasında Kürt illerinde çocuk ve gençlere yönelik yaşam hakkı ihlalleri tam da bu yüzden münferit olaylar değil, güvenlikleştirme rejiminin sistematik sonuçlarıydı.
Peki güvenlikleştirme tam olarak ne anlama geliyor? Bu dönemde nasıl işledi? Ve bu söylemi sorgulamak neden hâlâ önemli?